MeLeKLeR GeLiYoR

ALLAH'IN 99 iSMi





ESMA-ÜL HÜSNA

ALLAH’IN İSİMLERİ

O Allah ki O'ndan başka ilah yoktur. Gaybı da, müşahede edebileni de bilendir. Rahman, Rahim olan O'dur. O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur. Melik'tir; Kuddus'tür; Selam'dır; Mümin'dir;

Müheymin'dir; Aziz'dir; Cebbar'dır; Mütekebbir'dir. Allah (müşriklerin) şirk koştuklarından çok yücedir.

O Allah ki, yaratandır, (en güzel biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
(Haşr Suresi, 22-24)



Sizi Yaratanı Ne Kadar Tanıyorsunuz?

Sizi kim yarattı? Size bu bedeni, gözlerinizin rengini, saçlarınızın rengini kim verdi? Boyunuzun uzunluğunu, saçlarınızın rengini kim belirledi? Sizinle birlikte diğer insanları, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında yaşayan tüm canlıları kim yarattı? Uzayın derinliklerindeki gezegenlerin, Güneş'in ve yıldızların düzenini kim belirledi?

Siz bütün bu sorulara tek bir cevapla karşılık verirsiniz: "Allah". Sizin gibi diğer insanlara da bu sorular sorulduğunda, onlar da "Allah" diye cevap verirler. Nitekim Allah Kuran'da insanların kendi ağızlarıyla bu gerçeği ikrar edeceklerini şöyle bildirmiştir:

Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim emre amade kıldı?" diye soracak olursan, şüphesiz: "Allah" diyecekler... Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar? (Ankebut Suresi, 61)

Peki sizi ve kainatı en ince ayrıntısına kadar planlayan Yaratıcımızı ne kadar tanıyorsunuz? Sizi her an gördüğünü, işittiğini, yaptığınız herşeyden her an haberdar olduğunu biliyor musunuz? Size göre Allah nerede?

Sizi yarattıktan sonra kendi halinize mi bırakıyor? Yoksa nasıl yaşamanız gerektiğini mi bildiriyor?

Allah'ı görebilir misiniz? Onunla konuşabilen bir insan var mı? İnsanlardan başka hangi varlıkları yarattı? O, ölümden sonra nasıl bir hayat vaat ediyor?

Kuşkusuz bunlar gibi daha pek çok soru sorulabilir ve siz de kendinize göre bu soruların hepsini cevaplarsınız. Bu cevaplar ya ailenizden, ya akrabalarınızdan ya çevrenizden ya da okuduğunuz kitaplardan öğrendikleriniz olacaktır.

Ya da yıllar önce din dersinde okuduklarınızdan aklınızda kalanlar... Peki verdiğiniz cevapların gerçekten doğru olup olmadığını hiç düşünmüş müydünüz?

Kuşkusuz herkes Allah hakkında çok değişik fikirler öne sürebilir. Bir felsefeci Allah'ı anlatırken öncelikle aldığı eğitimi ön plana çıkarır,

etkilendiği filozofların fikirlerini kullanarak bir tanımlama yapar. Allah hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir ev kadını komşusundan duyduğu bilgilere inanır. Allah'la ilgili kitap yazan bir yazar ise belki de hiç

din eğitimi almamıştır, hatta Allah'ın indirdiği ayetlerin tek bir tanesinden bile habersizdir. Fakat bu yazarın kitabını okuyan herkes, sanki onun fikirleri

tartışmasız doğruymuş gibi kabullenir, tüm yazılanları uygular ve çevresindeki herkese kendinden çok emin olarak okuduklarını anlatır.

Ve çoğu insan, o güne kadar çevresinden duyduklarının ve öğrendiklerinin yanlış veya eksik olabileceğine ihtimal vermez.

Fakat unutulmamalıdır ki, insan yanılabilen, cahillik edebilen bir varlıktır. Şu halde bize, Allah'ı en doğru tanıtacak kaynak, yalnızca O'nun bizlere indirdiği hak kitap Kuran'dır. Allah Kuran'da insanların öğrenmesi gereken şeyleri açıklamıştır.

Yukarıdaki soruların Kuran'daki cevaplarına bakacak olursak, öncelikle Allah'ın yalnız göklerde değil her yerde olduğunu görürüz.

Allah bütün insanlara olduğu gibi size de şah damarınızdan daha yakındır. Sizin her yaptığınıza şahittir, herşeyi görür. Söylediğiniz tüm kelimeleri işitir. İçinizden ettiğiniz tüm duaları bilir. Her an sizin yanınızdadır. Üstelik Allah dilediği kuluyla konuşur.

Örneğin Kuran'da, Hz. Musa ile konuşarak onu diğer insanlardan üstün kıldığı bildirilmiştir. Allah insanları olduğu gibi melekleri ve cinleri de yaratmıştır. Ve Allah dünya hayatından sonra sonsuza kadar sürecek bir cennet ve cehennem hayatı yaratmıştır.

İnsanlara ölümlerinden sonra cennete gidebilmeleri için nasıl yaşamaları gerektiğini de Kuran'la bildirmiştir. Bütün bunlar yukarıda sorduğumuz soruların çok kısa yanıtlarıdır ve bu yanıtların hepsi Kuran'da yer almaktadır.

Şu an elinizde tuttuğunuz bu kitap da size şah damarınızdan daha yakın olan Allah'ı, Kuran'da bildirdiği şekilde tanıtmak için yazılmıştır. Bu kitabın amacı, kafanızdaki puslu, silik, yanlış bilgilerin yerine Kuran-ı Kerim'deki gerçek Allah inancını koymak, böylelikle yüce Allah'ı daha iyi tanımanızı, O'na daha yakın olmanızı sağlamaktır.

Allah, 1400 yıl önce indirdiği Kuran ayetleriyle insanlara Kendisi'ni tanıtmış, Kendisi'ne ait isimleri bildirmiştir. Kuran'da verilen çeşitli örnekler ve anlatımlar O'nun sonsuz aklını, ilmini, sanatını gözler önüne serer. Allah Kuran ile Kendisi'ni kullarına tanıtır.

Bu kitapta yer alan her ismin altında kullanılan ayetler, açıklanan ismin geçtiği ayetlerdir. Bu ayetlerin Arapçasına bakıldığında, Allah'ın bu isimlerinin ayetlerin içinde geçtiği görülecektir. Ayrıca her ismin altında, belki de bugüne kadar üzerinde düşünülmeyen detayları hatırlatacak kısa tefekkürler bulunmaktadır.

Elbette bu tefekkürler göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ı tanıtmak için yeterli değildir. Zira tüm kainatı, tüm canlıları, insanları ve maddeyi yaratan ve en güzel isimlerin sahibi olan Allah'ın tek bir ismini açıklamak için dahi ciltler dolusu tefekkür yazılabilir.

Fakat böyle bir imkan olmadığı için bu kitapta kısa örnekler, insanı düşünmeye sevk edecek izahlar kullanılarak, okuyucunun tefekkür ufku açılmaya çalışılmıştır.

Elinizdeki kitapla ilgili gözden kaçırılmaması gereken bir nokta daha vardır: Bu kitap yalnızca Kuran'da geçen bilgileri aktarmaktadır. Çünkü bizim, Allah'ın isimleri hakkında O'nun bize Kuran'da öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur. Bizim bilgimiz dışında kalanlar ise herşeyde olduğu gibi Rabbimiz'in katında saklıdır:

Dediler ki: "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın." (Bakara Suresi, 32)





ALLAH SANA DARILMADI KOS ONA







Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi. 
Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız. 

Herkes benden uzak, herkes bana kırgın 
düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. 
Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor: 
"Rabbin 
sana ne darıldı, ne de 
seni bıraktı"(Duha-3) 
Kim 
kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin. 
Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya, 
ne gam! .. Bu ne büyük ferahlık değil 
mi? .. 
......... 
Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç 
bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu 
sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. İşte o an ayet yetişiyor 
imdada: 
"Demek ki, zorluğun 
yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir 
kolaylık muhakkak var! " (İnşirah-5/6) 
Garantiyi veren Allah! .. Hem de ne 
garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği 
"mutlaka" ifadesi ile 
pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor. 
Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, 
çözümün sorunda gizli 
olduğunu da 
fısıldıyor. Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş: 
"Derman aradım derdime, derdim bana derman 
imiş" 
...


..... 





















Maddi sıkıntınız hat 
safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas 
ettiniz.. 
Sıfırı tükettiniz yani. Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde 
boğulurken 
ayet size yeni bir ümit 
veriyor: "Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah 
dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz 
Allah hakkıyla bilendir, hüküm 
ve 
hikmet sahibidir." (Tevbe-28 ) 
......... 
Bir yakınınız ölümcül 
hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit 
vermiyorlar. 
Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek 
ortada 
iken moral vermeye çalışmak 
sanki sahte davranmak gibi geliyor size. Ciddi 
bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak 
moral verebilesiniz. Eyyub 
Nebi var 
Kur'an'da... 
Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate 
kavuşmuş. Onun 
hali size dayanak 
oluyor: Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida 
etmişti: "Bak bana, meşekkat ve acı ile 
şeytan dokundu! Ve ona, bütün 
ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet 
olarak 
bahşettik ki, temiz akıllılar 
için bir ibret olsun. (Sa'd-41/43) 
......... 

Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir 
tutamak arıyorsunuz. Ayet el veriyor 
size: "Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda 
hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi 
seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216) 
......... Rabbimiz Allah, Rasülümüz Muhammed(s.a.v) , 
Kitabımız Kur'an, Yolumuz Sırat-ı Müstakim! .. Bizden bahtiyarı yok dünyada! .. Her ne olursa 
olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve 
başarı bizim. Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur'an konuşuyor:Vel 
Akıbetü lil Müttakin(Kasas-83):Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar, 
korunanlar, inanca sarılanlar) 
içindir! ..

Muhakkak ki biz sana Kevserr17;i verdik. 
O halde, Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
Sana buğzeden var ya, işte asıl sonu kesik olan (ebter) odur

FiLiSTiN ZULMü


iNSAN SEYTAN iSRAiL

فلسطين

filistin

Elbet zafer bizim olacaktır

Lanet olsun sana Ey İsrailll
Allah şüphesiz yaptıklarınızdan haberdardır..
Ölen kardeşlerimiz şehit olmuşlardır.. 
Ey Filistin yalnız değilsin..Biz geceleri ellerinde tek silahı dua olan kardeşleriniz..
Sana yapılan zulüm bizede yapılmıştır..
Acın acımız, şehitlerin şehitlerimizdir...
Elbet bir gün Rabbim hüküm verecek aramızda...

لست وحيد ، نحن كلنا بدعواتنا معكيلعنهم الله كلهم ... إن الله مع الصابرين.... يا فلسطين انت


iSRAiL'iN  

iSRAiL'iN KENDiSiNiN YAZIP YÖNETTiGi SENARYO

DUSMAN ICAT ET BAHANE BUL SALDIR MÜSLÜMANI ÖLDÜR YOK ET STRATEJISI

HEPINIZ ÖLECEKSINIZ MUSLUMANLAR YAZDIKLARI YAZI BU VE BUNU KUCUK KIZLARA YAPTIRIYORLAR 

BU YAZIYI YAZAN BU KIZ GERCEKLERI ANLADIGINDA YAPTIGI SEYI DUSUNDUGUNDE NE HISSEDECEK ACABA

BUNLAR BIZE AMERIKA'NIN FRANSA'NIN INGILTERE'NIN ISRAIL'IN PSIKOLOJISINI GÖSTERIR KUCUK BIR COCUGUN KiNi BUYSA BUUKLERININ DUSUNCE VE KINLERI NEDIR SIZCE.

SON SÖZÜ KUR-AN SÖYLER HUD SURESi EY KAFiRLER

YENiLECEKSiNiZ !!!!!!!!!

(ATANIZ OLAN FiRAVUN KÖPEGi GiBi HELAK OLACAKSINIZ BUYUK TURKIYEYI BEKLEYIN DUNYANIN EN PISLIK ASAGILIK SOYU YAHUDILERE AITTIR LANETLI PISLIK BIR TOPLUMDUR ÖLDÜRÜLECEKSINIZ GELEN GELIYOR )

BI AYET DAHA

DUHAN SURESI FIRAVUN MUSA(a.s)a INANMADIGINDAN MUSA(a.s) ALLAHA BUNLAR SUCLU BIR KAVIMDIR DIYE BEDDUA ETTI 

YÜCE ALLAH BUYURDUKI: KULLARIMLA YOLA CIK BELKI SIZI TAKIP EDECEKLER DENIZI ACIK BIRAK CUNKI ONLAR BOGULACAK BIR ORDUDUR.

iSRAiL'i AYAGA KALDIRALIM

GELiN iSRAiL'i AYAGA KALDIRALIM


israil devletinin Filistin'de yapmıs oldugu katliamlar üzerine boykot kararı aldıklarını belirten Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER Genel Baskanı Ömer KESER "Türkiye tüketicisini, İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan boykot ve kınama mektubunu israil'de bulunan kurum, kurulus ve birliklere göndererek tepki göstermeye, israil ürünlerini ve hizmetlerini boykot etmeye davet ediyoruz." dedi.

Türkiye tüketicileri olarak, israil ürünlerini ve hizmetlerini satın almayacagımızı ve israil markalarını boykot edecegimizi tüm dünyaya duyuruyoruz.
www.tuketicimerkezi .org / tuketici@tuketicime rkezi.org
 
TÜRKÇE MEKTUP
ilgilinin dikkatine;

Mensubu oldugunuz israil Devleti, çocuk, kadın, yaşlı, sivil, asker, insan, canlı tanımaksızın masum Filistin halkı üzerine bomba yagdırmaktadır.

Bu saldırılar neticesinde yüzlerce insan yaşamını yitirmiş, yaralanmış veya sakat kalmıştır. Başka bir deyişle mensubu olduğunuz devlet insanları katletmektedir.

Şu unutulmamalıdı r ki tüm dünya, devletinizin bu saldırılarına öfke duymaktadır. Devletiniz tarafından ısrarla sürdürülen insan hakları ihlallerinin hesabını bir gün tüm dünyanın gözü önünde vereceğinizi unutmayınız.

Tarih sizi yargılayacak ve bugün bizlerin vicdanlarında olduğu gibi cezalandırılacaksı nız.


Bizler Türkiye'de yaşayan tüketiciler olarak devletinizin yapmış olduğu bu saldırıları nefretle kınıyoruz. Masum Filistin halkına yaptığınız saldırılardan dolayı İsrail ürünlerini satın almayacağımızı, İsrail ismi taşıyan hiçbir hizmeti kullanmayacağı mızı, İsrail ürünlerini ve markalarını boykot edeceğimizi tüm dünyaya duyuruyoruz.
Filistin halkı üzerine yağdırmış olduğunuz bombalarda bizlerin katkısı olmasını istemiyoruz.


Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER
Consumer Rights Center



iNGiLiZCE MEKTUP
Just a little pity for the sake of humanity!!!
To whom it may concern:

The state of Israel which you belong to has been bombing on the innocent people of PALESTINE without considering if it's a child, a woman, an old, a civilian, a soldier, a human being or just a living.

As a result of these attacks, lots of people have been dead, wounded or disabled. In other words your state has been murdering people.
It shouldn't be forgotten that all the world has got angry about these attacks of your state or your government! Do not forget that you will pay the cost of the infringement of human rights disregarded by your state in front of the eyes of all the world.

History will judge you and you will be punished like the common conscience do now.

As consumers living in Turkey, We repreoach these attacks, which your state has done, with
hatred. We are making heard to all the world that we will not buy any product carrying the name 'Israel' or any thing supported by Israel, we will not use any service by Israel and will boycott THE PRODUCTS AND TRADEMARKS OF ISRAEL because of the attacks on the innocent people of Palestine!!!

We do not want to contribute any bombs thrown on Palestine people by your goverment.

Tüketici Hakları Merkezi TÜ-MER
Consumer Rights Center


Israel Consumer Council (ICC)
İsrail Tüketici Konseyi
Elektronik Posta: moatza@consumers. org.il

Federation of Israeli Chambers of Commerce (FICC)
Elektronik Posta:chamber@chamber. org.il

Türk İsrail İş Konseyi (Israel Turkey Business Council)
Elektronik Posta:israelturkeybusines s@gmail.com

Israel Export and International Cooperation Institute
Elektronik Posta: library@export. gov.il

Hayfa ve Kuzey Bölgesi Ticaret ve Sanayi Odası
(Chamber of Commerce & Industry of Haifa & the North)
Elektronik Posta: : main@haifachamber. org.il

Kudüs Ticaret Odası (Jerusalem Chamber of Commerce)
Elektronik Posta : jerccom@inter. net.il

Tel Aviv Ticaret Odası (Tel Aviv Chamber of Commerce)
E Posta: chamber@chamber. org.il

Beer Sheva ve Negev Bölgesi Ticaret ve Sanayi Odası
(BeerSheva & Negev District Chamber of Commerce & Industry)
Elektronik Posta: chamber7@zahav. net.il

Nazareth Ticaret Odası
(Nazareth Chamber of Commerce)
Elektronik Posta: shaeen.com@gmail. com

Eilat Ticaret Odası (Eilat Chamber of Commerce)
Elektronik Posta: atzmaim@bezeqint. net


İsrail Narenciye Pazarlama Kurulu
(Israel Citrus Marketing Board)
Elektronik Posta:hanokdim@zahav. net.il


Bitki Üretim ve Pazarlama Kurulu
(The Plants Production and Marketing Board)
Elektronik Posta:michael@plants. org.il

Süt Üreticileri Birliği
Elektronik Posta:office@isdb. co.il

Meyva Yetiştiricileri Birliği
Elektronik Posta:gal77@netvision. net.il

Sebze Yetiştiricileri Birliği
Elektronik Posta:hava@vegetable. co.il

İsrail Mücevher Üreticileri Birliği
(Israel Jewelry Manufacturers' Association)
Elektronik Posta:bendori@netvision. net.il

İsrail İmalatçılar Birliği
(The Manufacturers' Assocation of Israel)
Elektronik Posta:trade@industry. org.il

İsrail Plastik ve Kauçuk Endüstrisi Birliği
(Society of Israel Plastics & Rubber Industry)
E-Posta: ed@industry. org.il

İsrail Mobilya İmalatçıları Birliği
(The Israel Association of Furniture Manufacturers)
E-Posta: nurit@industry. org.il

İsrail Elektronik ve Yazılım endüstrileri Birliği
(Association of Electronics and Software Industries)
Elektronik Posta:elec_har@netvision. net.il

HİSTADRUT (İsrail İşçi Sendikaları Birliği)
Elektronik Posta:davidp@histadrut. org.il

Profesyonel ve Sosyal Tanıtım Birliği
(Professional and Social Promotion Association)
Elektronik Posta:info@son.co. il

İsrail Havacılık Birliği
(Israeli Association of General Aviation–IAGA)
Elektronik Posta:iaopa@aopaisrael. org.il

İsrail Profesyonel Güvenlik Birliği
(Israel Professional Safety Association)
Elektronik Posta:memunim@netvision. net.il

İsrail Ekonomik Birliği
(Israel Economic Association)
Elektronik Posta:economic@israel. net

Maurice Falk Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü
(The Maurice Falk Institute of Economic)
Elektronik Posta: msfalkin@mscc. huji.ac.il

Kundakçılık Müfettişleri Birliği
(Arson Investigators Association)
Elektronik Posta:maofir@bezeqint. net

Sigortacılık Zarar Tespit Uzmanları Birliği
E-Posta: igud@shamaeim. co.il

Elektronik Sanayide Tasarım ve İmalat için İleri Teknoloji Kullanıcıları Birliği
Elektronik Posta:iltam@iltam. org

Bahçıvanlık Örgütü
(Gardening and Israel View Organization)
Elektronik Posta:info@gardeningm. org.il

İç Denetçiler Enstitüsü
(The Institute of Internal Auditors in Israel)
Elektronik Posta:office@iia.org. il

Mühendislik, Mimarlık ve Teknoloji Mezunları Örgütü
(Israel Organization of Consulting Engineers, Architecths and Technology GraduatesI OCEA)
Elektronik Posta:ioce@netvision. net.il

Tel Aviv Yafo Müteahhitler ve İnşaatçılar Örgütü
(Tel Aviv Yafo Contractor and Builders Organization)
Elektronik Posta:kablanv@zahav. net.il

Kredi ve Emlak Çalışanları Birliği
(Society of Trust and Real Estate PractitionersSTEP)
Web: info@stepisrael. org;

İsrail Ticaret Noktası (Trade Point Israel)
Elektronik Posta:tpisrael@tpisrael. org.il

T.C. Kudüs Başkonsolosluğ u
Elektronik Posta:turkcons.jerusalem@ mfa.gov.tr


T.C. Tel Aviv Büyükelçiliği
Elektronik Posta:turkemb.telaviv@ mfa.gov.tr

T.C. Tel Aviv Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği
Elektronik Posta:dttel@netvision. net.il


İsrail Devleti Ticaret Ateşeliği
Elektronik Posta:Istanbul@moital. gov.il

İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Yatırımları Geliştirme Merkezi
Elektronik Posta:maxli@moit.gov. il


İsrail Gümrük İdaresi (Customs Service)
E-Posta: webmaster@mof. gov.il

İsrail Standarlar Enstitüsü (Israel Standards Institute)
Elektronik Posta:vered@sii.org. il







YECÜC VE MECÜC DECCAL AHİR ZAMAN








Deccal

Deccal ahir zamanda (dünyanın son devirlerinde) ortaya çıkacak en büyük negatif gücün adıdır. Hadislerde genelde bir kişilik olarak tasvir edilmektedir, ancak bu bir kişi olabileceği gibi, şiddete ve vahşete eğilimli, şeytani özelliklere sahip ve insanlara zulmeden bir varlıkta olabilir
Peygamber Efendimizin hadislerinde tarif ettiği ahir zaman ile büyük benzerlikler göstermektedir. Hadislerde bu dönemde fitnenin karmaşa ve bozgunculuğun,anarşinin ve şiddetin yaygınlaşacağı dünyada huzurun kalmayacağı insanların açlık fakirlik kıtlık gibi pek çok sıkıntı ile mücadele edeceği kötülüğün ve fesadın yaygınlaşacağı bildirilmiştir,Bu dönemde, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren, terörün ve şiddetin kaynağı haline gelen fikri altyapı ise Deccaldir. Deccalin ahlaksızlığı yaymada kullandığı metod iyiyi kötü kötüyü iyi göstermesi olacaktır. Bu konuda bildirilen hadislerden biri şöyledir
Deccal çıkar. Maiyetinde su ve ateş vardır. İnsanların su olarak gördüğü yakıcı bir ateştir. İnsanların ateş olarak gördükleri de soğuk ve tatlı bir sudur

Deccalin sisteminin mutlaka yok olacağı asla unutulmamalıdır. Oluşturduğu karmaşanın ve meydana getirdiği fitnenin boyutları her ne olursa olsun, Deccalin fikir sistemi hak olmayan tüm diğer fikir leri gibi Allahın bir kanunu gereği yenilmeye ve yok olmaya mahkumdur. Ve bu yenilgi Allahın izni ile ihlasla Allah'a yönelen ve yeryüzünde imanın ve güzel ahlakın yayılması için çaba gösterenlerin yaptıkları fikri mücadele ile gerçekleşecektir. Bu Allah'ın iman edenlere bir vaadidir. Bir Kuran ayetinde hakkın ortaya konmasının batılı yok edeceği şöyle haber verilir
(İsra Suresi Ayet 81)
Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur

Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir rahmet sahibidir. Bu nedenle anarşi çıkaranların insanlara zarar vermiş olanların bu yoldan dönmek için artık çok geç diye düşünmemeleri gerekir. Anarşi ve terörden dönmek hiçbir zaman için geç değildir. Bu kişilerin yapmaları gereken samimi bir kalp ile Allaha tevbe etmeleri ve yaptıklarından tamamen vazgeçmeleridir. Allah cahillikle kötülük işleyip bunun ardından bağışlanma dileyenleri affedeceğini bir ayette şu şekilde belirtmektedir
(Enam Suresi Ayet 54)
Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde onlara de ki Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve kendini ıslah ederse şüphesiz O bağışlayandır esirgeyendir.

Nevvas ibni Seman el Kelbiden söyle demiştir Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem Deccalı zikretti ve şöyle buyurdu Ben içinizde iken Deccal çıkarsa ben onunla mücadele ederim, siz değil. Ben yok iken çıkarsa kişi nefsini müdafaa edecektir. Allah her müslüman üzerine vekildir
Sizden herkim Deccala kavuşursa Kehf suresinin başını (on ayeti) ona karşı okusun. Onlar sizi Deccalın fitnesinden korur

Dünyada kalması ne kadardır?
Dedikki :Kırk gün. Bir günü bir sene gibidir. Bir günü, bir ay gibidir. Bir günü, Cuma gibidir. Diğer günleri, sizin günleriniz gibidir


DECCAL MEKKE VE MEDİNE’YE GİREMEYECEK

Ebi Bekrete Radıyellahu anhu Resulullahtan şöyle rivayet etti.Medineye Deccalın korkusu girmeyecek. O vakitte Medine’nin yedi kapısı olup, herbir kapı üzerinde iki melek buluna caktır
DECCAL HORASANDAN ÇIKAR
Ebu Bekiris Sıddık (Radıyellahu anhu) derki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bize haber verdiki Deccal doğu tarafından çıkacaktır. Oraya Horasan denir. Kavimler ona tabi olacaktır
Resulullah (s.a.v)
Allahın gönderdiği bütün peygamberler ümmetlerini Deccalden sakındırmışlardır. Ben, Peygamberlerin sonuncusuyum. Sizler ümmetlerin sonuncususunuz.Muhakkak o Şam ile Irak arasından çıkacak tır Sağı solu ifsad eder,Ey Allahın kulları sabit kalın. Muhakkak ben size onun sıfatlarını vasfedeceğim ki benden evvel hiçbir peygamber onu böyle vasfetmemiştir.
*O başladığı vakitte Ben peygamberim der. Halbuki benden sonra peygamber yoktur.
* İkinci olarak derki Ben sizin rabbinizim Halbuki sizler ölmedikçe rabbinizi göremezsiniz.
*onun gözü kördür. Halbuki rabbiniz kör değildir.
*Onun iki gözü arasında kafir yazılıdır Yazıyı bilen veya bilmeyen herbir mümin onu okur
*Onun beraberinde bir bahçe ve ateş olma sı da onun fitnesindendir. Onun ateşi bahçedir bah çesi ateştir Her kim onun ateşi ile imtihan edilirse Allahtan imdad istesin ve Kehf suresinin evvelini okusun. Onun üzerine ateşi soğuk ve selametli olur Nasıl ki İbrahimin üzerine ateş böyle olmuştu.
* Bir bedeviye şöyle demeside onun fitnesindendir. Şayet sana babanı ve anneni diriltirsem benim senin rabbin olduğuma şahitlik edermisin?Bedevi evet der İki şeytan annesi ve babası suretinde gelip derler ki Ey evladım ona tabi ol Muhakkak o senin rabbindir

Yeryüzünde basmadık arazi bırakmaz, ancak Mekke ve Medine hariçtir. Kapılarından hiç birin den onlara giremez, ancak melekler onu keskin kılıçlarla karşılarlar, taki Medinenin yakınında çorak kırmızı bir araziye iner. Medine, ahalisini üç kere şiddetli şekilde sallar. İçerde münafık erkek ve kadından kimse kalmayıp hepsi çıkar. Körük demirin pisliğini dışarı attığı gibi Medine, içinde bulunan habisleri dışarı atar. Bu güne halas kurtuluş günü denir

DABBENİN AİDS iLE ALAKASI VARMI?

asrın dışa vurmuş çirkinliklerinden sadece bir tanesi aids dir.düşüncewye göre batılı tasvir etmek sakıncalıdır. hele ki konu aıds ise ve söylendiğinde yüzümüzü bile kızartan bir konuysa

aıds Dabbetül arz cüziyatının bir parçasıdır denmesi doğru olsa da, aids dabbedir demek doğru değildir, onu ayete tevil yapmak, yıkılıp gittiği zaman, ayetin ruhunu zedeleyecektir. Bugüne kadar çok hastalıklar çıktı ve insanlığı kastı kavurdu, sonra da çekip gitti. Allah devasını indirmediği bir hastalık indirmemiştir. Ebu Davutun Ümmü Seleme validemizden rivayet buyurduğu bu hadiste, her hastalık karşısında, Allahın bir de ilaç indirdiği anlatılmaktadır ve dermanı bulunmayan dert yoktur. Ölümün dermanı bulunmamaktadır Efendimiz bir de ihtiyarlığın dermanı yoktur demektedir Herkes behe mehal ihtiyarlayacak ve ölecektir. Evet ihtiyarlık ve ölümün çaresi yoktur ama bunun dışında her derde derman olabilir

(Neml 27.82)Söz üzerlerine vaki olduğu zaman onlar için yeryüzünden bir dabbe çıkarırız. Onlara kelimeolur da insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadığını söyler.Söz gerçekleştiği zaman yeryüzünü canlandırıp dile getireceğiz. İnsanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını bir bir yüzlerine vuracak.
(Neml 27.83.84)Daha sonra ayet şöyle devam ediyor O gün her milletten ayetlerimizi yalanlayanları ayrı bir grup olarak toplayacağız. Böylece topluca huzurumuza çıkarılacaklar. Huzura çıktıkları zaman Allah Demek siz Benim ayetlerimi anlamadan dinlemeden yalanlıyordunuz Değilse ne yapıyordunuz diyecek


Yecuc ve Mecuc

Bunlar iki kabileden ibarettir bunlara dair çesitli rivayetler vardır Bunlar bozguncu, insanların hukukuna tecavüz eden kimseler di bunlarin gayet kuçuk ve pek buyuk cusseleri vardı bulundukları yer hakkında da çesitli rivayetler vardir Kuranı Kerim bunlarin ibret verici olan hallerine ve bir gun yine yeryüzüne çıkıp dağilacaklarına isaret buyurmaktadır Bu husustaki tafsilatı Allahın ilmine havale ederiz Bunlar etraftaki kavimlere saldırdıkları için kendilerine karsı Zulkarneyinin harika kabilinden bir sed yapmıs olduğu muhakkaktır Bunu Kuranı Kerim bildirmektedir
(Kehf Suresı Ayet 98) Nitekim vaktiyle bir çok yerlerde de çesit çesit sedler kal a duvarları yapılmıstır
Türkistanda Azerbeycanda iki dağ arasında harab olmus bir sed vardır ki bugün de kalıntıları görülmektedir Bu seddin arkasında Akuk Makuk adında bir kavim bulunmustur Bu sed Nusirevana veya isfendiyara nisbet olunuyor Çin kitasinda da bir takım buyuk sedler yapılmıştır Bu cümleden olarak iki yuz elli saatlik bir uzunlukta bulunan Çin seddi meshurdur Aynı sekilde yuzseksen uç tarihinde Harz kavmi Kaf dağından çıkıp Babulebvab sirvar civarinda bunulan bir derbent in ben tarafına hücum ile İslam beldelerine birçok zarar vermekteydiler Harun Resit onların üzerlerine iki ordu sevketmis ve gelip gittikleri gediği kapatmıştı Binaenaleyh Zulkarneyin de sahip olduğu pek buyuk bir kuvvetle mütenasip bir demir sed yaptırmıstır Bunu kimse inkar edemez Bu seddin bir takdir edilmis zamana kadar devam edeceğini Kuranı Kerim bildirmektedir Belki bu mukadder zaman gelmis,o sed de yıkılmıştır ve belki de henüz kesfedilmemis bir mahalde hala durmaktadır Arkasındakı iki kavmin medeniyet alemine dağılacağı da ihtimal ki kiyametin yaklasması zamanına rastlayacaktır
(Enbiya süresi Ayet 96)ıÜüHatta iza fütihat ye'cucü ve me cucü ve hüm min külli hadebiy yensilun Evet İnsanlar arasında ayrılıklar devam edecektir Yecüc ve Mecüc denilen iki büyük kabile açılıp da onları arkasında tutan sed yıkılıp da o iki taife her tepeden her yüksek mevkiden Koşmaya başlayacakları yeryüzüne yayilacaklari zamana kadar bu insanların yeryüzündeki bu muhtelif milletlerin halleri ihtilafları devam edip duracaktır

Deccal ile yecüc ve mecüc Hz. İsa döneminde yok edilecektir
Hadislerde Hz. İsanın Deccalı fikren mağlup edip yok edeceğine dair birçok açıklama bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili bazı hadislerde şu şekilde buyurulmaktadır
İşte o sırada Allah'ın düşmanı olan Deccal Hz. İsayı görünce tuzun suda erimesi gibi erir gider (Sahih-i Müslim c 4/2221)
deccal ortalığa fitne saçarken cenabı hak mesih meryem oğlu İsayı gönderir nefesini idrak eden her kafir mutlaka yok olur İsa (a.s) Deccal ile Lüd kapısında Beytül Makdise yakın bir belde karşılaşır ve onu yok eder (İmam-ı Müslim)

Deccal birtakım yalan mucizelerle insanları kandırdığı şeytanların desteğiyle hareket ettiği ve bazı olağanüstü işler yaptığı için Deccalın yenilmesi ancak Rabbimizin çeşitli mucizeler bahşettiği kutlu peygamberi Hz. İsa vesilesiyle olacaktır. Hz. İsanın Deccalın fitnesini yok etmesi Allahın izniyle çok hızlı ve kolay olacaktır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed hadislerinde Yecüc ve Mecücün yok edilmesinde Hz. İsanın dualarının vesile olacağını bildirmektedir.
Bir hadiste Hz. İsanın Peygamberimiz (sav)a Mirac sırasında şunları söylediği bildirilmektedir

Yecüc ve Mecüc her tepeden saldırmaya başlarlar. Ve uğradıkları her suyu içip tüketirler karşılaştıkları herşeyi bozup altüst ederler bunun üzerine halk feryad ederek Allahtan yardım diler. Ben de Hz. İsa Allah'a dua ederek Yecüc ve Mecücü öldürmesini isteyeceğim Bu duam kabul olacak ve yer onların leşleriyle pis pis kokacak. Ben Allaha tekrar dua edeceğim. Allah da bir su gönderecek ve o su onları taşıyıp denize atacaktır
(ibn-i Mace Fiten:33)

Deccalların fitneleriyle bilerek, severek isyan ve tuğyana ve Yecüc ve Mecücün anarşistliği ile fesada ve canavarlığa giden ve dinsizliğe küfr ve küfrana düşen:
Deccal ve Yecüc ve Mecüc her türlü mukaddes değere düşman olan saldırgan inkarcı kimselerdir.İnsanları da fitneye düşürmeye çalışacaklardır Allaha karşı isyan edecek her türlü azgınlığı teşvik edeceklerdir. Yecüc ve Mecüc ayrıca anarşist yöntemleri ile insanları fesat ve bozgunculuk çıkarmaya dinsizliğe ve inkara yöneltecektir insanlar bu ahir zaman fitnelerinin etkisiyle bilerek ve isteyerek ahlaksızlığa, küfre ve isyana yöneleceklerdir

insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak zir ü zeber edecek

Sonuç

Hem Deccalın hem de Yecüc ve Mecücün fitnesinin Hz. İsa tarafından ortadan kaldırılması tüm iman sahipleri için çok büyük bir müjdedir. Peygamber Efendimizin de bir hadisinde belirttiği gibi Hz. İsa ve müminler Yecüc ve Mecücden sonra senelerce yaşayacaklardır (Suyuti s. 93) Bu barışın güzel ahlakın huzurun ve güvenin hakim olduğu çok güzel bir çağ olacaktır.
Günümüzde Deccaliyetin fitnesi dünyayı sarmış durumdadır. İnkarcı ateizm materyalizm Darwinizm, ahlakı dejenerasyon ve savaşlar tüm insanları tehdit etmektedir İnsanları din ahlakından uzaklaştırmak için çok geniş çaplı bir propaganda yürütülmekte, bozgunculuk her gün daha da artmaktadır.
Bazı insanlar bilerek ve isteyerek, bazı insanlar ise farkında olmadan Deccal'in fitnesine kapılabilmektedirler.

Bu belalardan korunmanın tek çözümü ise insanların din ahlakına sarılmaları fikri bir mücadele içinde olmalarıdır. Ahir zamanın bu döneminde Allahın dinini yaşama konusunda gaflet içinde olmak hiçbir müminin istemeyeceği bir durumdur. Çünkü bu durum Bediüzzamanın bir sözünde ifade ettiği gibi bilerek ve isteyerek Deccalin ve Yecüc ve Mecücün fitnelerine destek olmak anlamına gelebilir.
İşte bu nedenle Müslümanların Deccalın oyununa gelmemek için şevkle heyecanla din ahlakına sarılmaları gerekmektedir.

AHiR ZAMAN VE KIYAMET


NOT:
Diger videoya otomatik geçer kapatmayiniz.






AHİR ZAMAN NEDİR?


Hz. Peygamber (s.a.s.)in Islamı tebliğinden başlayıp kıyametin kopmasına kadar geçecek olan müddet hakkında kullanılan bir terim.
Bu tarif çerçevesinde Resulullah'a Ahir zaman Peygamberi denilmektedir. Bunun anlamı da Son Peygamber demektir.
Bizden önce yaşamış ümmetlerin geçirdikleri zamanın tümü bir gün içinde sabahtan ikindiye kadar geçen zamana; bu ümmetin yaşadığı zaman ise ikindiden akşama kadar geçen vakte benzetilmiştir. Kıyametin yaklaştığı zamana da aynı şekilde "Âhir zaman" denilmektedir. Bu zamanın kesin olarak ne zaman başlayacağı da belli olmadığı için sadece bu döneme yakın bazı belirgin alâmetlerin görüleceği ifade edilmiştir
AHİR ZAMAN ALAMETLERİ:
Ahir zamanda (zamanın sonları) ortaya çıkarak Kıyametin yaklaştığını, kopmak üzere olduğunu gösteren belirtiler. Bu belirtiler genellikle Küçük Alametler (Alâmât-ı Suğra) ve Büyük Alametler (Alamat-ı Kübra) olmak üzere iki bölüm halindedir.

Küçük Alametler (Alamat-ı Suğra)
1:Insanların bina yapmakta birbiriyle yarışmaları(Buhari, Fiten,25Tecrid-i Sarih Ter1/58)
2:nsanların ölümü temenni etmeleri(Buharî Fifen 25 Müslim Fiten 53-54)
3:Cariyenin efendisini doğurması (Müslim, Imân, 1)
4:Hicaz'da bir ateşin çıkarak Busra'da (Şam yakınlarında bir yer) develerin ayaklarını aydınlatması (Buhari, Fiten, 24 Müslim Fiten, 42)
5:Fırat nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından altın çıkması (Müslim, Filen, 29-31)
6:Ikisi de hak iddiasında bulunan iki büyük Islâm ordusunun birbiriyle savaşması (Buharı, Fiten, 25 Müslim, Fiten, 17)
7:islami ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin artması (Buhari, Fiten, 4)
8:Depremlerin çoğalması (Buhari Fiten, 25)
9:Zamanın yaklaşması, gece ile gündüzün eşit olması (Buhari Fiten, 25)

10:Cinayetlerin çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi (Buhari Fiten, 4 Müslim, Fiten, 18)
11:Yahudilerle Müslümanların savaşmaları, Müslümanların Yahudileri öldürmesi (Tecrid-i Sarıh Tercümesi VIII, 341Müslim, Fiten, 79-82)
12:Zinanın açıkça işlenmesi, içki tüketiminin artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması (el-Ali en-Nasif Tac 5/335)
Kahtan dan bir kişinin çıkarak insanları asası ile sevketmesi (Buhari Fiten, 23)


Kıyametin büyük alametleri ise şu hadis-i şerifte toplu olarak zikredilir.Huzeyfetul-Gifarı (r.a)den rivayet edilmiştir.Biz bir gün kendi aramızda konuşurken, Hazreti Peygamber yanımıza çıkageldi. Bize Ne konuşuyorsunuz?dedi. Biz de Kıyâmet gününden konuşuyoruz diye cevap verdik. Hazreti Peygamber Şüphesiz on alamet

görülmedikçe kıyamet kopmayacaktır dedi ve Deccal'ı dumanı(duhan) Dabbetül-arz'ı güneşin batıdan doğmasını, Isa (a.s.) ın yere inmesini, Ye'cuc ve Me'cuc'u doğuda, batıda ve Arap yarımadasında olmak üzere üç yer çöküntüsünü, son olarak da Yemen'den çıkarak insanları Mahşere sürecek ateşin vuku bulacağını söyledi (Müslim, Fiten, 39)


Büyük Alametler (Alamat-ı Kübra):

Kıyametin bu on büyük alameti:
1: Deccal'in ortaya çıkışı: Deccal kıyamette zuhur edecek yalancı bir kişidir, Islam Dinini ve müslümanları ifsad edip, kötülüğe ve bozgunculuğa sevketmek isteyecektir. Deccal'ın sağ gözünün kör olduğu, iki gözünün arasında kâfir yazdığı, çocuğunun olmadığı, Medineye ve Mekkeye giremeyeceği, ortaya çıktıktan sonra yeryüzünde kırk

gün kalacağı, bu süre içerisinde istidrac türünden bazı olağanüstü olaylar göstereceği, daha sonra da yine kıyametin büyük alametlerinden olan Hz. Isa'nın yeryüzüne inmesiyle onun tarafından öldürüleceği sahih Hadislerde belirtilmiştir (Buhârı, Fiten, 26; Müslim, Fiten, 37, 39, 40, 91, 101, 110, 112)

2:Duhanın çıkışı: Duman anlamına gelen duhan da kıyametin büyük alametlerinden biridir


Kıyametin vukuundan önce dünyayı bir duman bulutu kaplayarak, kırk gün ve kırk gece kalacak, müminler nezleye tutulmuş gibi kafirler ise sarhoş gibi olacaklardır (Müslim, Fiten, 39)
3:Dabbetül-arz'ın çıkışı Kıyametten önce çıkacağı bildirilen bir yaratıktır. Kelime anlamı (yer hayvanı) demektir

(Neml Suresi:27/82):Kendilerine söylenmiş olan başlarına geldiği zaman, yerden bir çeşit hayvan (dabbe) çıkarırız ki o, onlara, insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler

4:Güneşin Batıdan doğması: Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca iman edecek, ancak daha önce iman etmemiş olanların imanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır (Müslim, Fiten, 118)

5:Hazreti Isa (a.s)ın inmesi: Ehl-i sünnet itikadına göre Kıyametin vukuundan önce Hazreti Isa yeryüzüne inecek, hiristiyanları Islama davet edecek, Deccalı öldürecek, Hazreti Peygamber (s.a.s)'in şeriatı ile hükmedecektir (Buhari, Büyu, 102Müslim, Iman, 242-247)
6: Ye'cuc ve Me'cuc'ün çıkışı Kıyametin vukuundan önce çıkarak yeryüzünde bozgunculuk yapacak (Kehf 18/94) olan asılları ve soyları belirsiz iki insan topluluğudur.Hz. ZülKarneyn'in önlerine yaptığı seddin yıkılarak (Enbiya 21/96) açılması ile yeryüzüne dağılacaklar insanlara saldıracak, kentleri yakıp-yıkarak harabe haline getireceklerdir.

Bazı rivayetlerde bu seddin Çin seddi olduğu zikredilir.
7,8,9:Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyametin büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39)
10:Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39)




1400 SENE ÖNCE

SÖYLENDi BUNLAR









KURAN'I KERİM DE AHİR ZAMAN:


A'RAF suresi 65. ayet
 
وَإِلَى عَادٍ أَخَاهُمْ هُوداً قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُواْ اللّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـهٍ غَيْرُهُ أَفَلاَ تَتَّقُونَ
 
Ad (toplumuna da) kardeşleri Hud'u (gönderdik) . (Hud, kavmine:) «Ey kavmim, Alah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Hâlâ korkup-sakınmayacak mısınız?
(A'RAF suresi 74. ayet)



وَاذْكُرُواْ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَاء مِن بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّأَكُمْ فِي الأَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتًا فَاذْكُرُواْ آلاء اللّهِ وَلاَ تَعْثَوْا فِي الأَرْضِ مُفْسِدِين

(Allah'ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın da, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın
(HÛD suresi 50. ayet):
وَإِلَى عَادٍ أَخَاهُمْ هُودًا قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُواْ اللّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـهٍ غَيْرُهُ إِنْ أَنتُمْ إِلاَّ مُفْتَرُونَ
Ad (halkına da) kardeşleri Hûd'u (gönderdik) . Dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Siz yalan olarak (tanrılar) düzenlerden başkası değilsiniz
(HÛD suresi 59. ayet)
وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُواْ بِآيَاتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْاْ رُسُلَهُ وَاتَّبَعُواْ أَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ
Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O'nun peygamberlerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler.

(HÛD suresi 60. ayet)
وَأُتْبِعُواْ فِي هَـذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ أَلا إِنَّ عَادًا
Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) küfrettiler. Haberiniz olsun; Hûd kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi) .

(FURKÂN suresi 38. ayet)
وَعَادًا وَثَمُودَ وَأَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذَلِكَ كَثِيرًا
Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok kuşakları da (yok ettik) .
(FURKÂN suresi 39. ayet):
وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْأَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
(ANKEBÛT suresi 38. ayet):
وَعَادًا وَثَمُودَ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَاكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ أَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّبِيلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِرِينَ
Âd'ı ve Semûd'u da (yıkıma uğrattık) . Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yapmakta olduklarını şeytan onlara süsleyip-çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi
(FUSSİLET suresi 13. ayet)
فَإِنْ أَعْرَضُوا فَقُلْ أَنذَرْتُكُمْ صَاعِقَةً مِّثْلَ صَاعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ
Fe in a'radu fe kul enzertüküm saikatem misle saikati adiv ve semud
Bu durumda eğer onlar yüz çevirirlerse, artık de ki: «Ben sizi, Ad ve Semûd (kavimlerinin) yıldırımına benzer bir yıldırımla uyarıp-korkuttum.
(FUSSİLET suresi 15. ayet)

فَأَمَّا عَادٌ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَقَالُوا مَنْ أَشَدُّ مِنَّا قُوَّةً أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّ اللَّهَ الَّذِي خَلَقَهُمْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يَجْحَدُونَ
Ad (kavmin) e gelince; onlar yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve dediler ki: «Kuvvet bakımından bizden daha üstün kimmiş?» Onlar, gerçekten kendilerini yaratan Allah'ı görmediler mi? O, kuvvet bakımından kendilerinden daha üstündür. Oysa onlar, bizim ayetlerimizi (bilerek) inkâr ediyorlardı.
ZÂRİYÂT suresi 41. ayet)
وَفِي عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرِّيحَ الْعَقِيمَ
Ad (kavmin) de de (ayetler vardır) . Hani onların üzerine de köklerini kesen (akîm) bir rüzgâr gönderdik
ZÂRİYÂT suresi 42. ayet)
مَا تَذَرُ مِن شَيْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمِيمِ
Üzerinden geçtiği her şeyi (olduğu gibi) bırakmıyor, mutlaka onu çürütüp-kül gibi dağıtıyordu
KAMER suresi 18. ayet
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde benim azabım ve uyarıp-korkutmam nasılmış?
(KAMER suresi 21. ayet
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Şu halde benim azabım ve uyarıp-korkutmam nasılmış?
FECR suresi 1. ayet)
وَالْفَجْرِ
Fecre andolsun,
FECR suresi 2. ayet),
وَلَيَالٍ عَشْرٍ
On geceye
FECR suresi 3. ayet
وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ
Ve on geceye. Ve çifte ve tek olana. Ve geçip gideceği zaman geceye.
(FECR suresi 6. ayet)
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Rabbinin Ad (kavmin) e ne yaptığını görmedin mi?
FECR suresi 7. ayet)
إِرَمَ ذَاتِ الْعِمَادِ
Direkleri (yüksek binaları) olan, İrem şehrine

AHİR ZAMAN HADİSLERİ

Peygamberimiz bazı hadislerinde ümmetinin ömrünün binbeşyüz seneyi geçmeyeceğini söylüyor. Ve ahirzaman olarak belirtilen son safhada da yaşanacak kıyamet alametlerini sıralıyor. Aşağıdaki yazıda, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'in 14 asır önce haber verdiği bu alametleri okuyacaksınız


*İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemiyen kalmayacak, yemese bile tozu mutlaka bulaşacaktır.

*Bir çok kişi az bi dünyalık zarfında dinini feda edecektir.

*Kazanç, belirli kişiler arsında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecekler.

*Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler.



*Kur'an'dan bir resim, islam'dan bir isim, Müslümandan bir cisim kalacak.

*Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, Kendisiyle amel edinen sünnet ve Candan bir dost.

*Ecnebiler çoğalacak ve müslümanlara galebe edecekler.

*Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar.



*Mihnet, bela, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek.

*Köylüler şehirlere akın edecekler ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar.

*Bir Müslüman koyundan daha âciz olacak, hor ve hakir görülecek.



*İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek hafif bir suç sayılacak.

*Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak.

*Kişi elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak.

*Akrabalık bağları kopacak ve selam, sadece tanıdık olanlara verilercek.



*Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler.

*Büyükleri merhametsiz küçükleri hürmetsiz olacak; çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak.

*İnsanlar kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacak ve iyiliği emretmeyecekler.

*Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetlenecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek.



*Hainlere emin, emin olanlara hain denilecek ve ''şurada emin bir insan vardır'' denilecek kadar emin insan sayısı azalacak.

*Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak.



*Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak.

*Allahü Teâlâ apaçık inkar edilecek.

*Âlicenaplık, izzet-i ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığı satılır hale gelecek.

*Cemaatin inanacı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok ama âlim bulunmayacak.



*Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekat ağır bir borç olarak kabul edilecek.

*Âlimler para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, ahiret ameli ile dünyalık talep edecekler.

*Dinden garı hususlar için öğrenim yapılacak.

*Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzeyecekler.



*Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alakalar kuracak.

*Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek.

*Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak.

*Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar.



*Haram işlemeyi kolaylaştıran imkanlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler.

*İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmaktan daha zor olacak, kişi gece mü'min yatacak sabah kafir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak.



*İçkiyi devletler teşkil edecekler ve muhtelif isimler altında içilecekler.

*Dünya işlerine dalıp ahiret işleri unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek ayıp sayılacak.

*Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak.

*Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak.



*Sabah giyinen elbise başka akşam giyinen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden biri gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi evlerimizin duvarları da halılarla süslenecek.

*Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler.

*Dedikodu yaygın bir hal alacak.

*Herkes ''kazanamadığından ve geçinemediğinden'' şikayetçi olacak.



*Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek.

*Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekar olacak.

*Kişi karısına itaat edip anasına asi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak.



*Gönüller birbirini sevmez olacak, dince ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirlenecek, kardeşler bile dinde ve mezheplerde ihtilaf edecekler.

*İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek.

*Fazıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitap edecekler.

*Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve çöllere kavuşacak.



*Faize alış-veriş; rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denecek.



*Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek. Bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak. Hiçbir şeyde bereket kalmayacak.

DÖNDÜM KIBLEYE...BAKTIM KABE'YE